• DOLAR
    $1.097,47
  • EURO
    $0,3322
  • ALTIN
    $20.378,39
  • BIST
    1,0470
Esra Güleç
Esra  Güleç
esragulec@afyonhisargazetesi.com
YAZMAYA NE ZAMAN BAŞLADIK? – II
  • 0
  • 219
  • 28 Aralık 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Seçkinlerin elinde yazı, iktidar araçlarından birisi ve en etkili olması tarihte bulunmuş ve kanıtlanmıştı. İktidardakiler insanların konuşmasını engelleyemiyorlardı. Lakin yazıyı ve anlamı kontrol altında tutabiliyorlardı. Sonuç ise avcı-toplayıcı grupların sonu ve günümüzde yakından aşina olduğumuz hiyerarşik toplumların doğumuydu. Bizler yani insanlar yakın zamana kadar yazamıyorduk. Grafik işaretlerle düşünceleri ilişkilendirme, yani simgeleştirme yetisi. Bunu dolaylı yoldan her iki türün anatomik olarak bize benzer olmasından biliyoruz. Aslında bir yerde bakıldığında yazıdan önce yazı da vardı. Bunu Avcı-toplayıcı gruptan örnek vermemiz mümkündür. Örneğin duvara yapılan bir avlanma şekil ve sembolleri çizerek sonradan gelecek kişiye bu şekilde elinde yiyecek olduğunu göstermeyi amaçlanabildi. Bu da yazının başlangıcı demekti aslında. Duvar ve mağaralara yapılan şekil ve semboller bilginin akışını da sağladı. Hatta duvar ve mağaralarda ki çizimler günümüze kadar da ulaşabilmektedir bu da gelecek nesillere de hem o zamanki şartlar hakkında bilgi verirken, toplumsal yapı bakımından da fikir sahibi olma noktasında çok önemi rol oynadı. Buradan yola çıkarak konuşma yönünden karşılaştırıldığında daha kalıcı olduğu aşikardır. İletişimin ve düşüncelerin gelişimi ile birlikte M.Ö. 3500 ile M.S. 1450 yılları arasındaki tarihte bilginin kil tablet, papirüs, taş gibi somut nesnelere aktarılması ile bilgi daha anlaşılır ve gelecek nesillere daha etkin bir şekilde aktarılması noktasında önemi sembol ve şekillere göre daha büyük oldu. Bu bilgi aktarılış sayesinde de var olan kültürün yerini de yazılı kültür aldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM