• DOLAR
    $2.616,2600
  • EURO
    $0,7106
  • ALTIN
    $37.950,1000
  • BIST
    1,1843
Esra Güleç
Esra  Güleç
esragulec@afyonhisargazetesi.com
YAŞANABİLİR BİR DÜNYA
  • 0
  • 139
  • 24 Şubat 2021 Çarşamba
  • +
  • -

 

İklim değişikliği sebebiyle dünyada artık sürekli artış hali gösteren salgın hastalıklar, hava olayları, doğal afetler ve kıtlık göstergeleri, insanlığı etkisi altına almaya çoktan başlamış gibi görünüyor. Hatta olması gereken tedbirler alınmadığı takdirde senaryoların daha da kötü olacağı konusunda görüşler belirtilmekte.

Yükselen denizler, kıyıları kaplayan sular, salgın hastalıklar, fırtınalar, coğrafi bölgeler fark etmeksizin çıkan yangınlar, bundan 10-20 sene önce çok azımızın bildiği, çoğumuzun da varlığından bir haber olduğu, tahmin edilemeyecek felaketlerdi. Dünya Meteoroloji Örgütü, “2020 İklim Durumu” ile ilgili rapor yayınlamış. Bu raporda dünyamız için pek de iyi olmayan sonuçlar ortaya çıkmış. Son 50 yılda tsunami, hava olayları ve iklimsel değişikler nedeniyle binden fazla felaketin yaşandığı belirtilmiş.

İklim değişikliği nedeniyle hayatını kaybeden insan sayısının giderek arttığına, ülkelerin ekonomilerinde de büyük problemlerin oluşmaya başladığına dair bazı fikirler ortaya atılmış. Hatta iklim değişikliğine dayalı yaşanan felaketlerin daha da fazlalaşacağı ve bununla birlikte, felaketler yüzünden yardıma ihtiyaç duyacak insan sayısının, 2030 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 artış göstereceği savunulmakta.

Şimdi olmasa da uzun yıllar sonra, sivrisinek istilası gibi şimdiye kadar çok fazla karşılaşmadığımız bazı problemlerin yaşanabileceği öngörülüyor. Normalde tropik iklimlerde hayatını sürdüren sivrisinekler, küresel ısınma nedeniyle Avrupa gibi coğrafyalara da artık rahatça ulaşıp daha fazla çoğalabilme imkânına erişebilir denilmektedir. Dolayısıyla ardından gelen yine salgın hastalıklar…

Korona virüs salgını bildiğiniz gibi hala devam etmekte olan, hayatımızı adeta esir etmiş bir felaket. Bu virüsle ilk tanıştığımız zamanlarda nerdeyse tüm ülke ve tüm dünya gönüllü karantinadaydık. İnsanoğlu evinde kalıp doğaya daha az zarar verebiliyordu. Dereler temizlendi ve kurbağaların sesleri duyulmaya başlandı. Dağlar havanın temiz olmasından dolayı daha rahat görünebiliyordu. Yunuslar kıyılarda oynamaya, kuşlar temiz doğanın tadını çıkarmaya başladı. Korona virüs salgını doğanın daha yaşanabilir olması açısından bize adeta bir fırsat sunmuş gibiydi.

Bu yaşanan olayların insanlık için bir ders olması gerektiğini ve uluslar arası bir dayanışma ile birlikte uzun vadeli planlar yapılarak daha yaşanabilir bir dünya oluşturulmaya çalışılmalıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM