• DOLAR
    $1.256,46
  • EURO
    $0,3911
  • ALTIN
    $16.966,22
  • BIST
    1,0535
iletisim@engincetiner.com
Unutmak güzeldir eğer bedelini ödemeye hazırsan!
  • 0
  • 167
  • 19 Ocak 2022 Çarşamba
  • +
  • -

Zafer Murat Çakır

 

Nasılda unuttuk koronavirüs karantina dönemini? Yasaklarla dolu bir dönemdi ve hayatımızın akışına felç inmiş, komaya girmiş gibi idi her şey… Evlerimizde panik havası! Sokağa çıkılacak mı? Çıkılmayacak mı, kim çıkacak, kim evde kalacak, otobüse kim binecek? Var ya deli sorularımız vardı o zaman sürecinde. At yarışı oynayıp gözünü ekrandaki yarıştan ayırmayıp tüm varlığı oradaki yarışa bağlıymış gibi izleyen insanlara döndük evlerimizde. Ekranlara kilitlenip bilgi yoksunluğumuzu gidermeye çalıştık. Her kafadan bir ses çıkıyordu bizlerde yetkili olanları dinleyerek onlar ne derse o komutlara uyuyorduk; ekmek almaya gidecekler, valilikten izin alacak mı yoksa ekmek mi bize gelmek için izin alacak ekmekçi mi sokakta satacak, arabadan mı satacak, kapıya mı gelecek, apartmana ekmekçi girmeden önce mi çıktıktan sonramı dezenfekte edilecek? Ekmek, çamaşır suyuna torbasıyla mı yatırılacak, çamaşır suyuna ekmek mi banıcaz? Eve marketten gelen torbalar balkon da ne kadar beklemeli? Paketleri çamaşır suyunda bekletenler gördük. Hijyen konusunda bir anda kendimizi aştık. Toplumsal etkileşimi nerede ise sıfırladık. Ailemizin bireyleri bile ayrı odalara dağıldı, sokaklarda aynı evde yaşayan çiftler bile el ele tutuşamadı. Masa sandalyelerde yan yana oturamadı. Evlerinde oturan 60 yaş üzeri aile büyüklerimizi ziyaret edemez, hatta ihtiyaçlarını görüp kapılarına bırakıp kapıdan iki kelamı zor edebildik.

 

Türk aile yapısının dibini oyduk ki her birey kendi canından sorumlu haline geldi.  Caddelerde iki kişinin yan yana bulunmasına ceza tutanakları tutuldu. İşyerleri belli sayıda kişiye hizmet verdi, kamu hizmeti veren yerler ve bankaların önünde sıralar polis ve özel güvenlik elemanları ile bir düzende tutulmaya çalışıldı. Eğitim sistemimiz bir anda uzaktan eğitimi fark etti. İnsanların evlerinde eğitim alabilirliği kanıksandı. Kimi evlerde 7/24 mutlu mesut birliktelikleri ders saatleri kimi evlerde zoom programı üzerinden iş görüşmeleri ile kesildi. Çocukların dışarıya çıkamamaları ile olan enerjiyi evde kullanmaları ebeveynlerin ruhsal ve mental sağlığı ile oynandı. Sınav sonucuna odaklı eğitim sistemimiz sınavlar online mi yüz yüze mi olsun diye çok uzun süre tartışıp karar noktasında yakar top oynar gibi bir birine atarak kurtulmaya çalıştı… Haberciler bile toplantıları dijital ortamda yapmaya başladı. Ekranlar açılıp bilgisayarları kameraları üzerinden programlar yapılmaya hatta basın toplantıları bile online yapılıp gazetecilerin toplantılara online olarak katılması sağlandı. Basın toplantıları bol maskeli yapılıyor toplantı sonrası maskeler indirilip çay kahve içiyordu. Her basın toplantısı öncesi HES kodu sorgulanıyor sonrası aşı kartları soruluyordu. Ana yasaya aykırı özgürlükleri kısıtlayan kararlar alınamayacağını fark eden yöneticiler işi il sağlık kurullarının üzerine yıktı.

 

Talimatlarla birçok kural koyuldu. Şu caddelerde sigara içilemeze alkol satışı yasaklanmıştıra kadar giden. Bu kadar stres altında kalan halk stres atmak için bir mucize keşfetti evde ekmek yapmak salgından daha hızlı yayıldı, sosyal medyada her ev aslında bir ekmek fırınıdır temalı görüntülere maruz kaldığımız yetmedi birde yaptıklarına bahaneler ürettiler. Daha sağlıklı daha hijyenik evde daha ucuza mal oluyor gibi… Gülmeyin her kafadan farklı ses çıkması yetmezmiş gibi bir de yetkili tek kişinin ifadelerinin anlaşılamaz olması üzerine sonradan birçok düzeltme karmaşalarıyla aşmaya çalışmadık mı?  81 il ilden ayrıcalıklı ilan edilen her haber bülteninde ayrıcalık kazanan Zonguldak diye bir de ha bir de garibim kimse dışarı çıkmayınca sokaklarda özgürlüğü dibine kadar yaşayan sokak hayvanları bu olay karşısında hiç ortalıkta gözükmediler. Onlarda bu kadar insan içerde kapalı ise vardır bir şey diye herhalde. Şu an ki çektiğimiz sıkıntıların tuzu biberi oldu bu yasaklar, hem dünya ticaretini hem de ülkemizdeki yanlış kararların faturasını ödüyoruz. Hem de gittikçe ağırlaşan bir fatura, krizleri iyi yönetemez iseniz sonrasında çok büyük faturalarla karşılaşırsınız. Önemli olan savuşturmak değil çözüme odaklanmak, bu gün ekeceğiniz tohum size hemen ürün vermiyor bir plan dahilinde zaman ve koşullara göre veriyor: ‘Rüzgar eken fırtına biçer.’

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM