• DOLAR
    $1.207,52
  • EURO
    $0,3904
  • ALTIN
    $16.360,33
  • BIST
    1,0334
Ali İhsan DÖLDÖŞ
Ali İhsan  DÖLDÖŞ
aidoldos@afyonhisargazetesi.com
Toplumun refah durumu ve kentler
  • 0
  • 951
  • 16 Ocak 2022 Pazar
  • +
  • -

Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi, H. Burçin HendenŞolt, yoğun bir insan akınına uğrayan kentlerin kalkınmak ve gelişmek zorunda olduğuna vurgu yaparken, kalkınmayı, fiziki ve sosyal sermaye birikimi ile talep, üretim, ticaret ve istihdamı ile ekonomik dönüşümün esası olarak tanımlamaktadır.

Şolt’a göre, “Ayrıca bu farklılaşma süreci kentleşme, demografik dönüşüm ve gelir dağılımındakideğişmeler gibi sosyoekonomik süreçlerle de yakından ilişkilidir.Anlaşıldığı üzere kalkınma; farklı bakış açılarının bütünsel çerçevede ele alınabileceği bir olgudur.”

Şehirlerin kalınmasında ve gelişmesinde temel gösterge olarak ekonomi algılansa bile; fiziksel, sosyal ve kültürel boyutlarının da mevcut olduğuna vurgu yapan Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi, H. Burçin HendenŞolt’un yazısı şöyle: “Bütünleşikanlamıyla kentsel kalkınma; şehrin fiziki görünümünün iyileştirilmesi, toplumsal değerlerinin ön planaçıkarılarak bunlardan ekonomik girdi elde edilmesi, maddi katkıların toplumun yaşam koşullarınıiyileştirmesidir. Öyleyse kalkınma tüm bunların zincirleme bir süreçle etkileşiminin toplamıdır.

Toplumun refah durumunu gösteren, dolayısıyla fiziksel bir ölçü birimiyle ölçülebilmesi mümkünolmayan kalkınma, birçok sosyal, ekonomik, kültürel ve hatta siyasi göstergelerle açıklanabilmekteolup, bu göstergeler kişi başına düşen milli gelir, eğitim durumu, sağlık göstergeleri olaraksınıflandırılabilmektedir. Birbiriyle sıkı ilişkili olan bu göstergeleri en iyi noktaya çıkarabilme veya busorunları çözebilme durumu o yaşam alanının kalkınmışlık derecesini ortaya koymaktadır.  Kalkınmanın toplumsal açıdan ele alınması, yaşam koşullarının iyileştirilmesi yoluylapsikolojik katkı elde etme halidir. Farklı açılardan yapılan tanımlardan çıkan nokta şudur ki; kalkınmaaslında var olan potansiyellerin hayata geçirilmesi için katalizör görevi üstlenmektedir.

Yerel kalkınmanın tanımı için bu oldukça önemli bir bakıştır. Çünkü dünya ölçeğindeki söylemlergiderek yerele verilen önemin artırılması yönündedir. Yerel kalkınma anlayışının iyi uygulanabilmesiiçin Birleşmiş Milletler tarafından gündeme getirilen ‘Gündem 21 ve Yerel Gündem 21’ ile yerelkalkınmanın diğer vazgeçilmezleri olan katılım ve yetkinin yerele devri gerekmektedir.

Yerel kalkınmanın temel bir açılımı olan Gündem 21 ve Yerel Gündem 21, ‘küresel ortaklık’ kavramını gündeme getirmektedir. Bu kavramla birlikte, tüm dünyada geleneksel yönetim anlayışı,yerini, “yönetişim” olarak ifade edilen, katılımcılığa ve ortaklıklara dayalı yeni bir yaklaşıma bırakmayabaşlamıştır. Bu yeni yaklaşım kapsamında, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, diğer yerelaktörler, merkezi yönetimlerle uluslararası topluluğun ortakları olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Böylece yerel kalkınma hareketleri; yurttaş taleplerine duyarlı, dolayısıyla yurttaşlarıbirer paydaş olarak karar verme sürecine katan; hesap vermeye hazır, saydam ve demokratikdenetime açık; tabana dayalı, dolayısıyla gücünü halktan alan bir hal almıştır.

Kentler, tıpkı insanlar gibi farklı karakterlere, farklı toplumsal değerlere sahiptir. Yani kentselkalkınma için oluşturulabilecek basmakalıp bir yöntem her kentte çalışmayacaktır. Yerel kalkınmakültürel değerlerin sürdürülebilirliği açısından da değer taşır. Toplumsal niteliklerin kuşaktan kuşağataşınabilmesinde yerel kalkınma itici güce dönüştürülebilir. Kentin kendine has değerlerinin ortayaçıkartılarak güncel yöntemlerle kent hayatına yeniden kazandırılması, bu sürecin ekonomik girdiyedönüştürülmesi sevindirici bir durumdur. Yerel kalkınmanın bu safhasında yönetişim bakış açısınınyeri ve önemi büyüktür. Yönetişim; yönetim yani idare mantığının ötesinde, iş birliği, ortaklıklar vefikir birliği sayesinde beraber yönetmeyi içerir. Etkileşim sayesinde birlikte yönetim süreci olarakanlatılabilecek yönetişim, yerel kalkınmanın uygulama sürecinde hız sağlayabilecektir. Çünkü, yerelkalkınmanın aktörlerinin katılım isteği, kalkınmanın hem ekonomik hem de sosyal ve psikolojikyönünü olumlu etkileyecektir.”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM