• DOLAR
    $3.582,9400
  • EURO
    $1,4729
  • ALTIN
    $47.335,2700
  • BIST
    1,2147
Esra Güleç
Esra  Güleç
esragulec@afyonhisargazetesi.com
SAĞLIK OKURYAZARLIĞI
  • 0
  • 110
  • 14 Aralık 2020 Pazartesi
  • +
  • -

Daha önce aşı konusundan bahsetmiştim. Bir televizyon kanalında aşı hakkında birçok bilim insanı tarafından üzerine konuşuldu ve oldukça güzel bilgiler verildi. Sağlık eğitimi üzerine de bahsedilen programda toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiği üzerinde duruldu. Belki de özellikle şu dönemde toplum olarak temel şeylerin yanında artık biraz da ayrıntılara girip bu konuda bilgi sahibi olmak gerekiyordur. O zaman biraz daha açalım aşı konusunu ve basit bir dille özetini aktaralım.

Aşı üretmeye çalışılırken, dünyanın o anki gereksinimi masaya yatırılmış, fikirler çok değişik platformlardan gelmiş ve değişik alanlarda çalışılmış. Ve denilmiş ki aşının çok dozda üretilmesi gerekmekte. Eski teknolojiyle üretilen aşılar varmış koronavirüs aşısı için. Bunlar Çin’in ve Rusya’nın aşısıymış. Etkinlikleri de her sene yaptırdığımız grip aşısı kadarmış. O yüzden çok fazla üretilebileceği düşünülmüyor. Tabi tamamen etkisiz olarak görülmüyor. % 60-70 düzeyinde bir etkinliğe sahipmiş ve %60-70 hedefine ulaşmış olarak da görülüyor aslında. Bunun yanı sıra “MRNA” veya “DNA” teknolojileri denen, etkinlik düzeyi % 90’lara ulaşan, yeni teknoloji ile üretilen aşılarda ise birikmiş bir bilginin üzerine yapılan çalışmalar söz konusu imiş. Aşı üreten Alman şirket, kanser alanında üzerinde çalışmalar yaptığı aşının yönünü korona aşısına çevirmiş. Mesela ebola aşısında yaklaşık 2 buçuk yılda belirli bir düzeye ulaşılmış ama ebolada ulaşılan nokta için AIDS aşılarının başarısızlığının üzerine çalışmalar yapılıp üzerine konularak bir yol izlenmiş. Yani bilim, teknolojiyi de arkasına alarak önemli bir noktaya ulaşıyor.  Aşı çalışmalarının sonuçlanması konusunda, “MRNA” aşısının yarışı kazanması umulmuş. Bunun sebebi de; 1 mikrogram MRNA’dan milyarlarca doz aşı üretilebilmesi. Bu ayrıca başka çözümü yok sandığımız hastalıklara da çare olabilecekmiş.

Faz 3 aşamasına birçok aşı geçmiş. Tabi bu çalışmalar belki de beklenenden çok daha hızlı ilerledi. Belki de 8 yılda aşılacak engeller 8 ayda aşıldı. Fakat bu hızın en önemli nedenlerinden biri de Çinli bilim insanlarının, virüsün kimlik kartını 8 gün içerisinde çıkartıp dünyaya duyurmalarıymış. Bu sayede daha hızlı çalışmalara imza atılmış.

Bu tür hastalıklara aşı bağışıklığının yanında, zamanla gelişen doğal bağışıklığın da yardımı olması gerektiği söyleniyor. Pandeminin, bizim bağışıklığımızın verdiği cevaba göre aylarla ifade edilirse başka, yıllarla ifade edilirse de başka bir aşamaya geçeceği yönde görüş belirtiliyor. Sonuç olarak beklediğimiz aşı kapıda evet ama %100 çözüm olacak gibi değil sanırım. Tabi karamsar düşünmemek gerek çünkü aşı büyük ölçüde dünya nüfusunu da rahatlatacak düzeye gelmiş görünüyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM