• DOLAR
    7,8802
  • EURO
    9,2884
  • ALTIN
    482,15
  • BIST
    10,2118
Pek çok ülke okullarını açtığı halde biz neden açamıyoruz

Pek çok ülke okullarını açtığı halde biz neden açamıyoruz

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı olağan haftalık değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi. Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan; “ Diğer ülkelerde okullar nasıl açıldı, Biz neden açamıyoruz. Onlar hangi tedbirleri alarak açtılar” dedi.

Arslan; “Bilindiği gibi virüs tüm dünyada etkili olmasına karşılık ülkelerin okulları da açılmaktadır. Çoğu konuda örnek aldığımız Avrupa ülkelerinde vaka sayıları ve günlük yeni hasta sayıları bizdekinin kat kat üstünde olmasına rağmen okullar açıldı. Buradan Milli Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı’na sormak istiyorum; Okulların güvenli bir şekilde açılmasının koşulları nelerdir. Diğer ülkelerde okullar nasıl açıldı. Biz neden açamıyoruz. Onlar hangi tedbirleri alarak açtılar.Biz aynı tedbirleri alarak açamaz mıyız.Okullarımızı sabahçı ve öğlenci olarak iki grup şeklinde açarak ve hafta sonları da okulları açık tutarak seyreltme yapılamaz mı” ifadelerini kullandı.

UZAKTAN EĞİTİMİN VERİMİ ÇOK DÜŞÜK

Arslan ; “Okulların açılması kararları verilirken öğrencilerin sağlığını düşünüldüğü kadar, geleceğini de düşünmeli ve bu ikisi arasındaki hassas dengenin çok iyi gözetilmesi gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Dünya Bankası ve Acil Durumlarda Ajanslar Arası Eğitim Ağı (Inter-agency Network forEducation in Emergencies), gibi birçok uluslararası kuruluş okulların kapalı kalmasının öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyarak, salgının kontrol altına alındığı, sağlık ve güvenliğin sağlandığı bir ortamda okulların bir an önce açılmasını tavsiye etmektedirler. Okulların açılması riskler taşımakla birlikte okulların kapalı kalmasının neden olduğu kayıplar bireylerin ve toplumun geleceğini etkileyecek nitelik ve boyutlardadır. Bu kayıplardan bazıları sayarsak öğrencilerde telafi edilmesi oldukça güç öğrenme kayıpları ve eksikleri oluşmaktadır ve okulların kapalı olduğu süre uzadıkça kayıplar artmaktadır. Öğrenme kayıpları dezavantajlı öğrencilerde daha belirgindir. Öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişiminin olumsuz etkilenmektedir. Beslenme ve davranış sorunları oluşmaktadır. Öğrencilerin fiziksel olarak hareketsiz kalmaları sebebiyle orta ve uzun vadede sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Temel becerilerde oluşan eksikliklerin ve yetersizliklerin toplum ve ekonomi için uzun vadede ciddi kayıplara neden olması şeklinde özetlenebilir” dedi.

UZAKTAN EĞİTİMİN MASRAFLARI AİLELERE YIKILMAMALIDIR

“Uzaktan eğitim modelinin ailelere getirdiği ilave ekonomik yük çoğu insanımızı zor duruma düşürmektedir” diyerek sözlerine devam eden Arslan; “Pandemi sürecinde geçinmekte bile zorlanan insanımıza ilave olarak bilgisyar, tablet ve ya telefon masrafı çıkmıştır. Bunları aldıktan sonra bir de GSM operatörlerine aylık ödenecek olan ücretler insanımızın adeta belini bükmektedir. Ülkemizde 12 yıllık kesintisiz eğitim ‘zorunlu’ olduğundan devletin bu giderleri karşılaması gerekmektedir. Vatandaşına bu masrafları yüklememelidir” diye konuştu.

UZAKTAN EĞİTİM, EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNDEN ÇOK UZAK

Arslan; “ Uzaktan eğitim modeli eğitimde fırsat eşitliği açısından da son derece sıkıntılıdır. Sosyoekonomik düzeyi yetersiz aileler, çocuklarının uzaktan eğitime erişimlerini sağlayacak teknoloji desteğini onlara sağlayamazken, sosyoekonomik düzeyi yüksek aileler her türlü imkanı çocuklarına sunabilmektedir. Bu durum eğitimde özel okulların yaygınlaştırılmasıyla ortaya çıkan eğitimde fırsat eşitsizliğini daha da derinleştirmektedir. Çözüm olarak evlerinde internet erişimi, bilgisayar, tablet ya da telefon olmayan çocuklara uzaktan eğitimde oldukça eski bir metot olan televizyon aracılığıyla destek sağlanmaya çalışılmıştır. Bu imkanların televizyon dahil hiçbirisine sahip olmayan çocuklar ise uzaktan eğitim sürecinin dışına itilmiştir. Dijital araçlara sahip olmak kadar önemli bir husus da dijital okuryazarlık düzeyidir. Çocukların ve ailelerinin dijital araçları eğitim süreçlerinde nasıl kullanacağı konusunda da önemli bir farklılaşma görülmektedir. Eşitsizliği büyüten bir diğer unsurlar ise çocukların evdeki çalışma ortamlarıdır. Ailenin gelir durumuyla orantılı olarak öğrencinin çalışma ortamı farklılık göstermektedir. Ayrıca, eşitsizliği etkileyen bir diğer husus ise ailelerin çocuklarının derslerine ilgisi, yönlendirmesi ve motive etmesidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM