• DOLAR
    $1.317,1800
  • EURO
    $0,2742
  • ALTIN
    $32.594,0000
  • BIST
    1,2170
Esra Güleç
Esra  Güleç
esragulec@afyonhisargazetesi.com
ilahi adalet
  • 0
  • 76
  • 23 Kasım 2020 Pazartesi
  • +
  • -

 

Adalet bu dünyadaki en önemli değerlerdendir.

İki çeşit adalet vardır. İlahi adalet ve hukuki adalet yani hukuk

Her ikisi  de insan için çok önemli ve değerlidir. Bunun bilinci ise her zaman mümkün değildir.

İLAHİ ADALET; Allah’ın dünyevi yasasının ismidir. Mana olarak; Her nesnenin kendi yerli yerine konulması, dengeli ve eşit olmasıdır. Kimsenin hakkını ziya etmemek, birinin hakkını bir diğerine vermemek ve kullar arasında ayrım yapmadan adaletle hükmetmek, insanların hakkını korumak, zulme asla rıza göstermemek, zalime karşı mazlumdan yana tavır almak, ihtiyaç içinde olanlara yardım eli uzatmak. Özetlersek bütün canlıların hukukuna riayet etmektir.

HUKUK; Hukuk kelime olarak hakların çoğuludur. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen kuralların bütününe hukuk diyoruz. Hukuk kurallarını toplumu düzenleyen diğer din kuralları, ahlak kuralları örf ve adetlerden ayıran en önemli özellik, bu kurallara uyulmadığı takdirde devletin bir yaptırımının bulunmasıdır. Diğer taraftan hukuk kuralları sosyal gerekliliklere ve hayatın değişkenliklerine göre değişime açık olması ve üretilebilir olmasıdır. Hukuk kurallarıyla akla, vicdana ahlaka uymayan sosyal alışkanlıklarla ilgili düzeltici normlar konulabilmektedir.

İlahi adalet gün gelir mutlaka yerini bulur.Yaradan zamanı geldiğinde hükmünü en adilinden verir.

Hukuki adalet her ne kadar adil olsa da adaletin yerini bulması bazı davalarda çok zaman alabilir.

Mesela buna örnek babamın bir davası var ki dedemden babama geçmiş dava…

Resmi bir kurum dedemin arazisine izinsiz işgal etmiş.Dedem dava açmış dava o kadar uzun sürmüş ki hala devam ediyor, dava babama intikal etmiş ve hala sürüyor.

Yaklaşık bu dava 35-40 yıldır sürüyor desem yeri var.Biz kazanıyoruz, kurum temyize gönderiyor davanın süresi uzuyor.

Adalet mutlaka tecelli eder lakin bu kadar uzun sürmesi Türkiye Cumhuriyeti Adaletine yakışmıyor…

Buna benzer mutlaka emsal davalar mevcuttur…

İlahi adalete her zaman güvenirim o zamanı geldiğinde mutlaka hükmü verilir.

İlahi adalet üzerine sizinle küçük bir hikayeyi paylaşmak isterim…

Biri, Resul-i Ekrem (s.a.a)’ın huzuruna geldi ve

– Bana eziyet ederek huzurumu bozuyor” diye komşusunu şikayet etti.

Resul-i Ekrem (s.a.a):

– Tahammül et ve komşunun gürültü patırtısına aldırma, belki gidişatını değiştirir, buyurdu.

Bir müddet sonra ikinci defa gelerek şikayet etti. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu kez de tahammül et buyurdu.

Üçüncü defa geldi. ve

– Ya Resulallah, benim bu komşum gidişatını düzeltmiyor, beni ve ailemi rahatsız etmek için gerekenlerin hepsini yapıyor” dedi.

Resul-i Ekrem (s.a.a) bu defa ona

– Cuma günü, ev eşyalarını dışarı çıkar, yoldan gelip geçen halk görsün. Halk, sana “niçin ev eşyalarını buraya döktün?” diye soracaktır. “Kötü komşunun elinden” diyerek şikayetini bütün halka söyle. Şikayetçi aynısını yaptı, eziyet eden komşu ise peygamber daima tahammül et diyecek diye, hayal ediyordu.Halbuki zülmün def edilmesi hukukun müdafaası hususunda İslamiyetin, mütecavize saygı göstermeyeceğini bilmiyordu. Böylelikle herkesin huzurunda rezil olacağını sezen eziyetçi komşu, konuyu öğrenince yalvarıp yakarmaya başladı ve adamın, eşyasını evine taşımasını rica etti. Aynı zamanda komşusunu incitecek şekilde bir şey yapmamaya söz verdi.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM