• DOLAR
    $1.309,3500
  • EURO
    $0,2744
  • ALTIN
    $32.633,0000
  • BIST
    1,2170
Esra Güleç
Esra  Güleç
esragulec@afyonhisargazetesi.com
ENKAZ ALTINDAKİ HİKÂYELER
  • 0
  • 102
  • 27 Kasım 2020 Cuma
  • +
  • -

İzmir depreminin üzerinden zaman geçti oldukça. Hatta belki de acı ama unutabileceğimiz kadar. Deprem haberlerini izlerken bir haber kanalında canlı olarak, muhabir demişti ki “bakın yanımızdan şu an Kızılay görevlisi geçiyor, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.” O kişi de aniden canlı yayında kadraja girip, “Ben Kızılay görevlisi değilim, ben biraz önce işten çıktım ve gönüllü olarak buraya çalışmaya geldim. Gerek kurtarma organizasyonunda gerek diğer faaliyetlerde görev üstlenmek üzere kendi isteğimle buradayım” demişti.

Yine bu depremde de bunun gibi birçok hikâyeye şahit olduk. Yine üzüldük, kahrolduk; yeri geldi sevindik. Evet, sevindiğimiz de oldu. Deprem başlı başına acı bir olay ama enkaz altından kurtarılan canlarımızı gördükçe bu sefer sevinçten gözlerimiz doldu. Buse enkaz altındayken telefonda; “ben kedi sesi çıkarayım köpekler de beni bulsun” demişti “Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli” ile konuşurken. 3-4 saat sonra ancak ulaşılabildi Buse’ye. Tabii hiçbirimiz de sevinçten yerimizde duramadık, diğer tüm canlarımızın kurtarılma anlarında hissettiğimiz gibi…

Her hikâye böyle bitmedi. Müteahhit Hayati Uzun, Erzincan Depremi’nde torunu Emrah’ı kaybetmişti. Daha sonra aile İzmir’e yerleşti. Bir bina inşa etti ve apartmanın adına da ölen torunu Emrah’ın adını vermişti. İzmir Depremi’nde yıkılan binalardan biri olan Emrah Apartmanı’nın enkazında da Hayati Uzun bu sefer geliniyle iki torununu daha kaybetti. Bu felaket İzmir’de de ailenin peşini bırakmadı.

Babasını bir motosiklet kazasında kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamaya başlayan 10 yaşındaki “Çınar Eren” maalesef enkazdan sağ çıkamadı. “Emine Eren” ise hayatını kaybeden torunu Çınar’ın elini kurtarılıncaya kadar 14 saat boyunca asla bırakmamış. Kurtarılırken elinin arasından torununun elinin kayıp gittiğini gören kurtarma ekipleri büyük üzüntü yaşamışlar.

Hikâyenin daha da trajik olan kısmı ise evlerinin enkazından çıkan “14.51” de durmuş olan duvar saati ise depremin saatini adeta ölümsüzleştirmiş, bu depremin sembollerinden biri olmuştu. Bu hikâyeleri yazarak duygusal yönden hatırlatma yapmış olayım ki, deprem gerçeğini unutmamız biraz daha zor olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM