• DOLAR
    $1.678,3800
  • EURO
    $0,4637
  • ALTIN
    $49.801,2000
  • BIST
    1,1918
Asgari ücrette hedef yoksulluk sınırı olmalı

Asgari ücrette hedef yoksulluk sınırı olmalı

 

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı olağan haftalık değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi. Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan; “ Şu anda asgari ücret 2 bin 324 lira, açlık sınırı ise 2 bin 482 lira. Yani asgari ücret, açlık sınırının altında.”

Arslan; “ Bir insanın çalıştığı halde yeterli derecede gıdaya ulaşamaması kabul edilebilir bir durum değildir. Şu anda yapılması gereken ilk ve en kolay yollardan bir tanesi asgari ücret üzerindeki vergilerin kaldırılmasıdır. O zaman asgari ücret 3 bin liraya yaklaşır. Ama bu yeterli olmaz. Çalışan bir insan hangi işte çalışırsa çalışsın kendi geçimini rahatlıkla sağlayabilmeli. Geçiminden sonra diğer ihtiyaçlarını da karşılayabilmelidir. İşte bu da yoksulluk sınırı olarak ifade ediliyor. Yoksulluk sınırı ne kadar? 8 bin 85 lira. Dolayısıyla asgari ücrette hedef yoksulluk sınırı olmalıdır. Bu söylediğimizin bir anda olması elbette mümkün değil. Ancak hedef bu olmalıdır. Her yıl enflasyondan sonra yüzde 6-7 gibi bir zam yapılırsa, 10-15 yılda bu rakama ulaşılır. Kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılmadığı için bu hedef hayal gibi görünüyor. Böyle bir hedef olmadan asgari ücreti belirlemek çalışana zulümdür. Şimdi asgari ücrete yapılacak zamla 1-2 ay bir rahatlama olsa bile, 2 ay sonra gene açlık sınırının altına iner.”

OPERA BİNASI DEĞİL FABRİKA YAPIN

“Yatırım deyince bizim aklımıza üretim yatırımları gelmektedir. İktidarın aklına ise stadyum yapmak, opera binası yapmak geliyor” diyerek sözlerine devam eden Arslan; “ Biz de yatırım yapıyoruz diyorlar. Bakın 83 milyon avroya mal olan bina yaptık. TL olarak yaklaşık 800 milyon, eski parayla 800 tirilyon. Şimdi iktidara şunları sormak istiyorum; burada yapılacak sanat eserleri insanımızın karnını doyuracak mı? İşsizliği düşürecek mi? Ülke ekonomisine ne kadar faydası olacak? Kişi başına düşen milli geliri ne kadar artıracak? Bu parayla fabrikalar yaparak hem üretip hem de iş imkanı sağlasaydınız daha faydalı olmaz mıydı? Bir çok insanımızın sıkıntıda olduğu bu dönemde bu parayı insanımıza dağıtsaydınız olmaz mıydı?”

YASAKLARDAN ÖNCE YAPILACAK YARDIM AÇIKLANMALIYDI

Dış ülkelere yardım yapmakla öğünen ve bu yardımları devam ettireceğini dile getiren iktidar kendi vatandaşına sabır tavsiye ediyor. Pandemi var diye yasaklar getiriyor. Kulağa hoş gelsin diye kısıtlama dendiğine bakmayın bildiğiniz yasak. Bu yasakları getirmeden önce insanımıza desteklerinizi açıklamanız gerekirdi. Demeliydiniz ki; ‘her TC Numarasına bin TL yardım yapıyoruz, kapanan işyerlerindeki esnafın ve işçinin SGK ödemlerini karşılıyoruz, kapalı kaldığınız sürelerde vergi muafiyeti sağlıyoruz, belli bir limite kadar elektirik, doğalgaz, internet faturalarını biz karşılıyoruz’. Ama nerde? Söyledikleri tek şey işyerlerinizi kapatın, evden çıkmayın.

ÇİN’E AŞI GÖNDEREN TÜRKİYE’DEN, ÇİN’DEN AŞI ALAN TÜRKİYE’YE

Arslan sözlerini şöyle sürdürdü; “Bizi korkuyla bir yerlere yönlendirmeye çalışıyorlar. Bunlardan birisi de aşı. Herkesi defalarca aşılamak istiyorlar. Önümüzdeki hafta Çin’den gelen aşıların yapılacağı açıklandı. Yetkililerin şu sorulara cevap vermesini istiyorum; Çin’de hayatın büyük oranda normale döndüğü bildiriliyor, acaba Çin bu aşıları kendi vatandaşına kullanmadan nasıl normale döndü? Eğer aşı yapılmadan normale dönülebiliyorsa biz neden aşıda ısrar ediyoruz? Aşının yan etkileri konusunda yeteri kadar bilgi sahibi miyiz? Aşı üreticileri Avrupa Konseyi’nden yan etkileri için muafiyet istemişlerdir, bizden de muafiyet istendi mi? İstendi ise muafiyet verildi mi? Yapılan bazı açıklamalarda aşı yapılsa bile covid olma ihtimali vardır ve maske, mesafe kuralına devam edeceğiz denilmektedir, aşıdan sonra normal hayatımıza dönebilecek miyiz? Eğer dönemeyeceksek aşı yapmanın bir anlamı var mıdır? Dünya nüfusunu 500 milyonun altında tutmak isteyen ve bunun en iyi yolunun aşılar olduğunu söyleyen insanların aşısına ne kadar güvenebiliriz? Son olarak 1938 yılında Kolera Salgını nedeniyle Çin’e 1 milyon aşı gönderen Türkiye’den, bugün Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizi asimile etmeye çalışan Çin’den aşı alan bir Türkiye. Nerden nereye? Hiç içiniz yanmıyor mu” ifadelerini kullandı.

DSÖ HER ZAMAN DOĞRU KARARLAR ALMIYOR

Arslan; “ Bugün yaşadığımız duruma pandemi adını veren de, alınacak tedbirleri belirleyen de Dünya Sağlık Örgütü’dür. Yukarıda da açıkladığımız gibi DSÖ insan sağlığı açısından daha önce de yanlış kararlar almış ve bu kararları uygulatmıştır. Geldiğimiz noktada gene yanlış kararlar almaktadır. İktidarın yapması gereken DSÖ’nün dayatmalarına dirayet göstermek, vatandaşlara düşen görev ise DSÖ’nün tedbirlerini sorgulamaktır. İnanıyorum ki; biraz sorguladığımızda bütün hesaplar ters tepecek ve dünya herkes için yaşanabilir bir yer olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM