• DOLAR
    $1.374,0300
  • EURO
    $0,2724
  • ALTIN
    $33.734,0000
  • BIST
    1,2144
Saban Korkmaz
Saban  Korkmaz
sabankorkma@afyonhisargazetesi.com
AHMED YESEVİ (K.S.)
  • 0
  • 101
  • 02 Aralık 2020 Çarşamba
  • +
  • -

 

Ahmet Yesevi Türkistan’da yetişen büyük velilerdendir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemesine rağmen Miladi 1194 (Hicri-590) senesinde Yesi’de vefat etmiştir. Timur Han onun için güzel bir türbe yaptırmıştır.

Ahmet Yesevi (k.s.) önce Aslan Baba’dan ders aldı. Onun kalplere huzur ve hayat veren söz ve sohbetleriyle teveccüh ve görüp gözetmesine kavuştu. Böylece kısa zamanda çok yüksek derecelere ve mertebelere ulaştı.

Ahmet Yesevi (k.s.) Hazretleri Aslan Baba’nın ölümünden sonra onun manevi işaretiyle Buhara’ya gitti ve orada ehl-i sünnet âlimlerinin en büyüklerinden Yusuf Hamadeni’ye intisap ederek manevi ilimler tahsil etti. İnsanlara ilim öğretmek, irşat edip hak yolunda iletmek konusunda icazet aldı.

Yusuf Hamadeni’nin vefatından sonra Buhara’da talebe yetiştirmeye başladı. Bir müddet sonra da Yesi’ye döndü ve burada talebe yetiştirmeye devam etti. Talebeleri gittikçe çoğalıp bütün Türkistan, Maveraünnehir, Horasan ve Harzem’e ünü yayılan Ahmet Yesevi evliyalık derecelerini kısa zamanda aşıp,”En yüksek evliya” diye anılıyordu. Hızır Aleyhisselam’la bir araya gelip görüştüğü bilinen Ahmet Yesevi Hanefi mezhebindendi.

Ahmet Yesevi Hazretleri gününü üçe ayırırdı. Birinci bölümünde ibadet ve zikirle meşgul olurdu. İkinci bölümünde talebelerine zahiri ve batıni ilimler öğretirdi. Üçüncü bölümünde ise alın teri ile geçimini sağlamak üzere tahta kaşık ve kepçe yaparak satardı.

Ahmet Yesevi Hazretleri yetiştirdiği talebelerin her birini bir memlekete göndermek suretiyle İslamiyet’in doğru olarak öğrenilip yayılmasını sağladı. Onun bu şekilde gönderdiği talebelerinden bazıları sonradan Moğolların katliamından kaçıp kurtulmak suretiyle Anadolu’ya geldiler. Anadolu’nun Müslüman Türklere yer olması hazretin manevi destekleriyle hazırlandı.

Ahmet Yesevi Hazretlerinin talebelerine şöyle buyururdu:

“Ey dostlar, cahillerle dostluk kurmaktan sakınınız. Uyanık ve akıllı kimse isen dünyaya gönül bağlama. Şeytan seni kandırıp dünyaya meylettirirse seni emri altına almış demektir, Bundan sonra felaketlerden felaketlere sürüklenirsin de hiç haberin olmaz. Himmet ve yardım kuşağını sıkı sıkıya beline sarmayan insan, dünyaya meyil ve muhabbetten kurtulamaz. Allah yolunda gözyaşları dökerek ağlamadıkça, Allah-ü Teala’ya ait nice sırlara kavuşamaz ve bu yolda ilerlemesi mümkün değildir.”

“Ey dostlar! Bir kimse Allah-ü Teala’nın aşkı ile yanıp yakılarak, bu denizde çok usta bir dalgıç olduğunu ispatlamadıkça, bundan çok daha derin olan vahdaniyet denizine giremez. Ona girmek için çok usta ve dikkatli bir dalgıç olmak gerek.”

“Gönlünde Allah-ü Teala’nın aşkını taşıyanlar, dünya ile alakalarını tamamen kesmişlerdir. Halk içinde Hak ile olurlar, bir an bile Allah’ı unutmazlar.”

“Günahlar sebebiyle paslanan gönüllerin kurtuluşu Allah-ü Teala’ya çok tövbe etmek, istiğfar etmek, her zaman Allah-ü Teala’yı düşünmek, O’nun rızası olduğu, beğendiği şeyleri yapmak ve hiçbir zaman O’ndan gafil olmamakla mümkündür.”

“Malının çokluğu dillere destan olan Karun bile bir malının hayrını faydasını göremedi, nihayet toprak altında yok olup gitti. Kâfir bile olsa hiç kimsenin kalbini kırma. Klp kırmak Allah-ü Teala’yı incitmektir. Nefse uymak yolunda bulunan kimse rüsva olmuştur. Artık yatıp kalkarken onun yoldaşı şeytandır.”

“Gariplere merhamet etmek Rasülullah’ın sünnetidir. Nerede bir garip görsen ona olan merhametinden gözyaşların akmalıdır. Gariplerin yarasına merhem ol, onun yardımcısı ve yoldaşı olmaktan çekinme.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM