• DOLAR
    $1.185,5
  • EURO
    $0,352
  • ALTIN
    $20.704,98
  • BIST
    1,0586
Editör Editör
Editör  Editör
editor@afyonhisargazetesi.com
AFYONKARAHİSARLI! İNCE MEMED
  • 0
  • 249
  • 28 Ocak 2021 Perşembe
  • +
  • -

 

İnce Memed; Nobel ödüllü yazarımız Yaşar Kemal’in toplam 32 yılda tamamlanmış 4 kitaptan oluşan seri romanının adıdır. Türk Edebiyatının şaheserlerinden biridir bu eser. Yaşar Kemal, romandaki kahramanın hayali bir karakter olduğunu ifade etmektedir lakin hayatının son yıllarında özel bir görüşmede, hayali bir karakter olmadığını Afyonkarahisar’da yaşamış gerçek bir kahraman olduğunu ifade etmektedir. İnce Memed ile ilgili yapılan araştırmalar ve bizim yaptığımız çalışmalarda, İnce Memed’in Afyonkarahisar’da yıllarca yaşamış olduğu ortaya konulmaktadır. Konu ile ilgili Sinada Yayınevi  yayınlarından çıkmış olan; Kasap Osman Destanı ve İnce Memed Gerçeği (Eylül 2019) adlı tarihi romanımızı okuyabilirsiniz.

İnce Memed araştırmalarımıza göre 1872-1877 yılları arasında doğmuştur. Konar göçer yörüklerden Saçıkaralı aşiretinden Gülceğiz Ramazan’ın oğludur romanda İbrahim diye geçmektedir). Anne tarafı Çukurovalı Avşar Türklerindendir. Saçıkaralı aşireti; kışın Aydın ve Antalya taraflarında, yazınsa Afyonkarahisar’ın Sultandağları ile Antalya, Konya, Isparta sınırlarının kesiştiği yerde bulunan Anamas yaylalarında yazlamaktaydı. Konar göçerliğin yanı sıra 1900’lü yıllardan sonra bazı yörükler köylerden toprak satın almaya giriştiler. İnce Memed’in babası Gülceğiz Ramazan’da Afyon’un Çay ilçesine bağlı Göçen (şimdiki adı Çayırözü ) köyünden de iki yüz dönüm kadar tarla satın aldı. İnce Mehmet’in dayıları da bu köyümüzden tarla satın aldı. Doğal ki, İnce Memed ailesi ve dayılarıyla birlikte bu köyümüzde yaşamaya başladı. İnce Memed kendi aşiretinden Sultan adında bir kadınla evli. Ancak o günlerin koşulları içinde tarla satın aldığı Geneli köyünde de Senem adında bir başka kadınla da evleniyor. Geneli köyündeki yerleşik halkın önde gelenlerinden Buhurculardan bazıları bu evliliği hoş karşılamıyor. Özünde kendi yerleştikleri köydeki varlığın paylaşılmaması sebebine dayanıyor. Senem’in bir başka aşiretten kişiye varması da onları rahatsız ediyor. Bu nedenlerle dolaylı yoldan bazı girişimlerde bulunuyorlar. Bunlardan birisi Buhurcular’ın hizmetinde bulunan hizmetkarların İnce Memed’lerin otluk olarak ayırdıkları yerlere hayvan sürmeleri ve otları yedirmeleri oluyor. Birkaç olaydan sonra iş silahlı çatışmaya kadar varıyor. Olaylar bundan sonra gelişiyor ve bir daha da durmuyor. Buhurcular, o zaman için konar göçer bir aşiret, Avşar. O yöreye ve Ege’ye İran’dan döl devesi getirdikleri için Buhurcular olarak biliniyor. Bilindiği gibi döl devesine “Buhur” denir. Birinci Dünya savaşı Anadolu’yu kasıp kavurmuş. Çeşitli cephelerde yüzbinlerce insan ölmüş. Savaşların yorgunluğu insanları perişan etmiş. Devlet var yok gibi. Birinci Dünya Savaşı sonunda Türkiye’nin birçok yerini düşman işgal etmiş. Bu ortamda kimin kime gücü yetiyorsa, isteyen istediğini yapıyor. Bir yerde aşiretler kendi kendilerini savunmak durumunda. Kurtuluş Savaşı hazırlığının sürdürüldüğü bu ortamda bazı efeler Kuvay -ı Milliye’ye katılıyor. Bu sıralarda Dinar çevresinde 50-60 atlı ile büyük bir güç olan eşkıya Koca Mustafa ve adamları var. Afyonkarahisar, Denizli Isparta, Burdur ve Uşak taraflarında dolaşıyorlar ve etkin bir güçleri bulunmakta. Koca Mustafa gerek ileriyi göremediğinden, gerekse güvenemediğinden Kuvay-ı Milliye’ye katılmıyor. O yörelerde eşkiyalığa devam etme kararı veriyor. İnce Memed’le bu tarla ve Senem sorunundan silahlı çatışmaya kadar varan sürtüşmeye giren Buhurcular ise Koca İbrahim’in başkanlığında 15 kişiyle Demirci Mehmet Efe’ye katılıyor. Gülceğiz Ramazan; yani İnce Memed’in babası halim selim , silahlı işlerden hoşlanmayan bir kişi. Buhurcular’la silahlı çatışmaya girdi diye oğluna kızıyor bile. Bundan dolayı oğlu milli kuvvetlere katılırsa aşiret yalnız kalır ve eziyet görür diye oğlunu askere göndermez. Bu işlere nasıl başladıysa öyle bitirmesini, kendilerini yalnız bırakmamasını ister. Millici çetelere katılan Buhurcular ise zaman zaman Dinar çevresine gelerek, bu kuvvetlere katılmaktan dolayı biraz da güçlenmenin verdiği şımarıklıklarla İnce Memed’lere baskınlar yapmaktadır. İnce Memed de 4-5 kişiyle dağdadır ve uzaktan aşiretini kollamakta , korumaktadır. Yörede Buhurcular’ın obayı basacağı haberi dolaşmaktadır. Bu söylentilere dayanarak İnce Memed babasından Buhurcular’a baskın yapmak için izin ister ama bir türlü bu izni koparamaz. Gülceğiz Ramazan Buhurcular’ın kendilerine, obaya baskın yapacağına ihtimal vermez. Bir söylentiye göre, göç ettikleri yurt yerinden toprağa gömdükleri sarı liraları getiren kadınların önüne geçen Buhurcular onların elindeki paraları alır. Bu paranın getirileceğinin haberini de Buhurcular’a Senem’in ilettiği rivayet edilmektedir. İşte bundan sonra iş tamamen başka boyutlara varır. Bunun üzerine İnce Memed daha kalabalık bir grubu olan, Dinar ilçemizdeki eşkıya Koca Mustafa’ya katılır. Koca Mustafa ile İnce Memed’in aşireti arasında biraz kan bağı da bulunmaktadır. İnce Memed’in dayı dediği Koca Mustafa’ya katılması, Buhurcular için Koca Mustafa’nın da düşman tanınmasına sebep olur. Ayrıca Kuvay-ı Milliye güçleri Koca Mustafa’yı yakalamak için Buhurcular’dan yararlanmak istemektedir. Kurtuluş Savaşı’nın verildiği yıllarda Koca Mustafa ve yanındakiler biraz daha rahat dolaşır. Zaten İnce Mehmet’in Koca Mustafa ile birliktelikleri 3-4 yılı geçmez. Bu süreç içerisinde, Dinar ilçemizde seyyar (atlı) jandarma çavuş olarak görev yapan dedem Kasap Osman ile yolları kesişir. Eşkıya Koca Mustafa, şakilerin baş belası olan Kasap Osman’ın infaz görevini yeğenim dediği İnce Memed’e vermiştir. Ormanlık bir alanda askerleriyle Kasap Osman ve İnce Memed kızanları ile birlikte karşılaşır. Silahlı mücadele olmaksızın Kasap Osman ve İnce Memed birbirlerinin yiğitliğini anlayarak sulh içinde görüşmeyi tamamlar. DEVAM EDECEK…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM