• DOLAR
    $3.236,2300
  • EURO
    $0,7681
  • ALTIN
    $42.372,4100
  • BIST
    1,1420
98. Yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Paneli Gerçekleştirildi

98. Yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Paneli Gerçekleştirildi

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanlığı, Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü, Kocatepe-Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğü tarafından “98. Yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” paneli düzenlendi.

Hibrit olarak gerçekleştirilen panele Afyonkarahisar İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Osman Alp, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker ile birlikte akademik personel ve öğrenciler katıldı. AKÜ Youtube hesabından da yayınlanan ve moderatörlüğünü AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin’in yaptığı panele, Kocatepe-Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sadık Sarısaman ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş konuşmacı olarak katıldı.

Panelde ilk konuşmayı yapan moderatör Prof. Dr. Gürsoy Şahin, pandemi ile birlikte çevrim içi etkinlikler düzenlediklerini ifade etti. 1,5 yıl aradan sonra salonda öğrencilerin olmasından dolayı mutlu olduğunu dile getiren Şahin, “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin çok önemli bir dönüm noktası. Cumhuriyet, hem Türk tarihi açısından hem de Osmanlı İmparatorluğunun yeni bir devlet olarak devam etmesi anlamında önemli bir dönüm noktası. Cumhuriyet sözcüğü, dilimize Arapça ‘cumhur’ sözcüğünden geçmiş ‘ahali ve halk’ anlamında kullanılan bir kelimedir. Zamanla siyasal bir içerik kazanarak bir hükümet şekli, bir devlet şekli haline gelmiştir. Devleti yönetenlerin, egemenliği kullananların seçimle işbaşına gelmesi anlamında kullanılmıştır. Cumhuriyet bir halk yönetimidir. Bugünkü anlamda Fransız İhtilalinden sonra ‘cumhuriyet’ kavramı, yani halkın yönetime katılması anlamında karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

“OSMANLI’DA CUMHURİYET ZAFİYET REJİMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLİYORDU”

Kocatepe-Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sadık Sarısaman ise “Türkiye’de Cumhuriyet’e Giden Süreç” konulu sunumunda, Türk tarihinde ‘kengeş, toy, kurultay’ gibi meclislerin olduğunu söyledi. Sarısaman, “Bu meclisler danışma niteliğindedir. Mutlak suretle karar verme yetkisinde değillerdir. Danışılır, son kararı padişah verir. Bazen zafiyet anlarında, padişahın zafiyetini gidermek için ya da birden fazla adayın olduğu dönemlerde bu meclisler biraz daha etkili olabiliyor. Fakat bu meclisler danışma niteliğindedir. Türkler, cumhuriyetin var olduğunu biliyor. Venedikliler, Cenevizliler cumhuriyetle yönetilen ülkeler. Fakat o dönemlerde Osmanlı Devletinin gücünden de kaynaklanan bir anlayışla ordularının başarısından dolayı da cumhuriyet zafiyet rejimi olarak değerlendiriliyor. Çünkü her kafadan ses çıkıyor, karar almakta zorlanıyorlar ve bunlar sistemin çabuk hareket etmesine engel oluyor. Bu yüzden de başarısızlıklar ortaya çıkıyor diye düşünülüyor” dedi.

“MUSTAFA KEMAL’DE CUMHURİYET FİKRİ ÖĞRENCİLİK YILLARINDA ŞEKİLLENDİ”

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ise “Cumhuriyet’in Kazanımları” konulu sunumunda Mustafa Kemal’in Harp Okulu öğrenciliği sırasında cumhuriyet fikrine sahip olduğunu söyledi. Altıntaş, Mustafa Kemal’in anılarını anlatarak, sözlerine şöyle devam etti: “Mustafa Kemal, Harp Okulu öğrenciliği esnasında Beyaz Kulede arkadaşları ile sohbet ederken bir gün konuşma esnasında arkadaşlarına diyor ki ‘seni Milli Eğitim Bakanı yapacağım, seni Milli Savunma Bakanı yapacağım. Arkadaşlarından biri Mustafa Kemal’e soruyor tamam bizi bakan yapacaksın da sen ne olacaksın? Mustafa Kemal’de diyor ki sizi bu makamlara atayabilecek bir makamda olacağım’ şeklinde bir görüşü vardır. Dolayısıyla Mustafa Kemal’de cumhuriyet fikri daha o dönemlerde şekillenmeye başlıyor. Erzurum Kongresinin en karanlık zamanları Mustafa Kemal giyecek kıyafet bulamıyor. Erzurum Valisinin kıyafetleri ile Mustafa Kemal, Erzurum Kongresine katılıyor. Çünkü sivil kıyafet yok. Ondan sonra İstanbul’a haber gönderiyorlar sivil kıyafet göndersinler diye işte böylesine bir ortam. Tabi Mustafa Kemal’in yanında Mazhar Müfit var. Bir gün yine Mustafa Kemal, Mazhar Müfit ile baş başa kalıyor. Mustafa Kemal, Mazhar Müfit’e diyor ki ‘yaz Mazhar; saltanatı kaldıracağız,  cumhuriyeti ilan edeceğiz, kadınları serbest bırakacağız,  medeni kanun ilan edilecek’ diye sıralıyor. Sen yaz zamanla uygulamaya koyacağız diyor. Burada ender liderlerde olan temel noktalardan bir tanesi de zamanlama konusu. Mustafa Kemal’in eylem ve uygulamalarında bunu çok net bir şekilde görüyoruz. Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal’de cumhuriyet fikri yer almaktadır.”  Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona eren “98. Yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” panelinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. hisar

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM