• DOLAR
    $3.750,6000
  • EURO
    $1,0787
  • ALTIN
    $61.411,3000
  • BIST
    1,1610
AYAKKABININ ÇAMURU

AYAKKABININ ÇAMURU

50 HAFTA SANAT—KÜLTÜR SAYFASI YAZILARI

HAZIRLAYAN: ŞABAN KORKMAZ

 

HAFTANIN AYET-İ KERİMELERİ: “İman eden ve güzel işler yapan kimseler için ise, nimetlerle dolu Cennetler vardır. Onlar ebedi olarak orada kalacaklardır. Bu, Allah’ın hak vaadidir. Onun kudreti her şeye galiptir. O, her işi hikmetle yapar.”  (Lokman Suresi: 8-9)

&&&

HAFTANIN HADİS-İ ŞERİFİ: “İnsanların Allah’a en sevimli olanları, insanlara en faydalı olanlarıdır.” ( İbn-i Hibban, III, 209)

&&&

BAŞYAZI:

ŞABAN KORKMAZ

AYAKKABININ ÇAMURU

 

Allah dostlarının yaşantıları, hal ve hareketleri bizim için örnek teşkil etmelidir. Onları Allah dostu yapan değerleri bilmemiz ve ona göre hayat yaşantımızı belirlememiz ve buna göre yaşantımızı sürdürmemiz gerekir. İşte böylesi güzel bir misal, gelin okuyalım ve birlikte analiz ve sentez yapmaya çalışalım.

Bayezid-i Bistami (k.s.) yağmurlu bir havada Cuma namazına gitmek için evinden çıkmıştı. Sağanak halinde yağan yağmur, yolu çamur haline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihata duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca camiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına Mecusi’nin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek:

“Onunla helalleşmeden nasıl Cuma namazı kılabilirsin? Başkasının duvarını kirletmiş olarak nasıl Allah-ü Teala’nın huzurunda durursun?” diye düşündü ve geri dönüp o Mecusi’nin kapısını çaldı. Kapıyı açan Mecusi;

“Buyurun bir arzunuz mu var?” diye sorunca:

“Sizden özür dilemeye geldim.” Dedi. Mecusi hayretle;

“Ne özrü?” diye sordu. O da;

“Biraz önce duvarınızı elimde olmadan çamurlu ayakkabılarımı temizlemek maksadıyla kirlettim. Bu doğru bir hareket değil. Yağmurun şiddeti ban bu inceliği unutturdu.” Deyince, Mecusi hayretle: “Peki ama ne zararı var? Zaten duvarlarımız çamur içinde. Sizin ayağınızdan oraya sürülen çamur ve çirkinlik veya kabalık meydana getirmez.” Dedi. Beyazid-i Bistami;

“ Doğru ama bu bir haktır ve sahibinin rızasını almak lazımdır.” Dedi. Mecusi:

“Size bu inceliği ve insan haklarına bu derece saygılı olmayı dininiz mi öğretti?” diye sorunca:

“Evet dinimiz ve bu dinin Peygamberi olan Muhammed Aleyhisselam öğretti.” Dedi. Mecusi:

“ O halde biz niçin bu dine girmiyoruz? Diyerek Kelime-i Şehadet getirip Müslüman oldu.

&&&

SORUMLU TUTULACAKSIN!

Talebesi Ebu Musa’ya şöyle nasihatte bulundu:

“Sana yaşadığın sürece tamamen Allah-ü Teala’ya yönelmeni, yüzünü hiçbir vakit O’ndan çevirmemeni tavsiye ederim. Şüphe yok ki O’na kavuşacak ve O’nun yüce huzurunda duracaksınız. Ve sen bütün işlediklerinden sorumlu tutulacaksın. Sakın gafil olma. Gaflet uykusundan bir an önce kendini kurtar. Hiç kimseyi O’na tercih etme. Sana gelen belalar sabret. Allah-ü Teala’nın hükmüne ve kazasına rıza göster. Allahü Teala’nın verdiğine kanaat et. Allah-ü Teala’ya güven, vaat ettiklerinin mutlaka yerine geleceğine inan. Hiç ölmeyecek ve hep diri olan Rabb’ine tevekkül eyle. Her işinde O’nun inayetini iste. O’nun emirlerine riayet et. Hayata olduğun müddetçe bu dediklerimi yapmaya çalış. Halkı bırakıp, Hakk’a yönel. İşini O’na ısmarla!…”

Ahmet KAPLAN-Araştırmacı-Yazar

&&&

NASİHATİN ÖZÜ:

Bir Allah Dostunun önemli nasihati:

Sen, Sen ol ki, şu nasihatlere kulak vermeyi unutma:

1-Yolculukta kötü huylunun biri sana arkadaşlık ederse, onun kötülüğünü kendi güzel ahlak potana sok da şekillendirmeye çalış. Böylece işin ve yolculuğun selametle neticelensin.

2- Biri sana iyilikte bulunursa, devamlı surette Allah-ü Teala’ya şükret. Çünkü o adamın kalbini sana çeviren Cenab-ı Hakk’tır.

3-Bir bela sana dokunacak olursa, o belanın üzerinden kalkması için süratle Allah-ü Teala’ya dön ve neticeyi sabırla bekle. Ümidin kırılmasın, itimadın sarsılmasın. Çünkü gelen belanın altında ne gibi bir hayırların yattığını o anda idrak edemezsin.

Derleyen: Engin ÖNDER

&&&

GÜNÜN İNCİSİ

   “DÜNYA SEVGİSİ BİR KALBE GİRDİĞİ ZAMAN, O KALBİ ALLAH-Ü TEALA’YA İBADET ETMEKTEN ALIKOYAR.”

                         &&&

MAZERET DİNLENMEZ

VAKTİ MERHUNU GELİNCE,

RUHA DERLER ÇIK ÇIK,

SAATİN ZİNCİRİ EYLEMEZ TIK TIK,

HAKK’A KULLUK EYLE ZİRA,

AHİRETTE DİNLEMEZLER HIK MIK.

Gönenli Mehmet EFENDİ (k.s.)

&&&

GÖRDÜM

Kendin bilen dostla açmaz arayı,

Sürmez başkasına haksız karayı,

Gecede gündüzde helal parayı,

Kazanıp cömertçe saçanı gördüm.

Şaban KORKMAZ

&&&

BAŞÖRTÜSÜ DÜŞMANI

Unutmuş bak aslını,

Hiç bilmiyor neslini,

Ucuz satar dostunu,

Başörtüsü düşmanı.

Şaban KORKMAZ

&&&

İNCİ-MERCAN DEMETİ

-Güzel güzel yapan ‘edeptir’, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.

———

-Aşk öyle bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.

———

-Odun yanınca kül, insan yanınca kul olur.

———

-Sevdiklerinize gül verin, gülünüz yoksa gülüverin.

———

-Aşk acısı tatmayan yürek; ya deliye aittir, ya ölüye.

——-

-Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne var ise kıyıya o vurur.

Mevlana (k.s.) Hazretleri

&&&

ELLER NE BİLSİN

 

Bu ayrılık artık yüreği dağlar,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

Yüzüm gülse bile içim kan ağlar,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

 

Zalim gurbet hep boynumu büktürdü,

Yıllar yılı bana çile çektirdi,

Muhannete çoktan muhtaç ettirdi,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

 

Beni gören mesut mutlu sanıyor,

Çare yok derdime yaram kanıyor,

Bağrımda köz harlanıp da yanıyor,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

 

Ne yapayım bilmem nasıl ederim,

Elimde olsa bırakıp giderim,

Böyleymiş talihim, böyle kaderim,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

 

Gurbet beni yaktı küle döndürdü,

Gözden akan yaşı sele döndürdü,

Saçlarımı döküp kel’e döndürdü,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

 

HARABİ bilmiyor kimse derdimi,

Özlüyorum vatanımı yurdumu,

Dost bildiğim yapamaz ki yardımı,

Neler çektiğimi eller ne bilsin?

Hüseyin ARISOY (HARABİ)

&&&

 

BİR DEDENİN TORUNUNA MEKTUBUNDAN BİR KESİT

 

“Sevgili Torunum! Yılların geçmesine öfkelenme, gençliğine yakışan Allah (c.c.)’a kul olmaktır. Her dem gaflete düşmeden Allah (c.c.)’ı zikretmeye bak. O’un verdiği nimetlere hamdetmeye zaman ayır. Allah’ın arattıklarına bakarak fikretmeyi unutma. Alın teri olmayan şeylerin haram olduğunu aklından kesinlikle çıkarma. Bir haram lokmanın bir vücudu kırk gün terk etmediğini bil ve kesinlikle haram lokma yeme ve ilerde evlendiğinde çocuklarına da yedirme emi.”

&&&

 

BEN NE BİLİRİM?

Ben ne bilirim yazmayı,

Ne bilirim çizmeyi,

Doğru dürüst bilmem,

Gönülde bile gezmeyi,

Ben istemem,

Düşman bile üzmeyi,

Ben ne bilirim,

Yazma ile çizmeyi.

Faruk ÇAKIR

&&&

HİÇ ŞÜPHESİZ

 

Dehanın yüzde biri ilham, yüzde doksan dokuzu ter ve emektir. Hiç şüphesiz ki deliler ve akıllılar zararsız kimselerdir. Asıl sen yarı deli ve yarı akıllı olanlardan kork.

Değerli dostum, sen ne olursan ol, bol bol okumaya bak. Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın. Bir gün olur sana da öyle bir ilham gelir ki sende insanlara faydalı olacakların en güzelini yazabilirsin. Yeter ki bol bol okumaya, anlamaya, dinlemeye ve dinlediklerini, okuduklarını not almaya bak.

Şurası iyi bir şekilde bilinmelidir ki, insan okudukça aydınlanır ve etrafını aydınlatmaya çalışır. Hepimizin amacı da insanlara belli bir mesaj vermek değil mi?     Süleyman EKİZ-Eğitimci-Yazar

&&&

MUTLU OLABİLME

Mutlu ve mesut olabilme biraz da insanın cüz’i iradesini iyi yolda kullanmasına bağlıdır.

Hiç şüphesiz ki insan için iki yol vardır. Birincisi eğri, büğrü, karışık, karmaşık, dikenli, telli, zor yürünen bir yol. Kişi cüz’i iradesini kullanıp bu yola düşer ve bu yolda ilerlemeyi kafasına koyarsa Allah (c.c.) onu bu yolda ilerletir ve bu yolun en sonu da Allah-u Alem Cehennem olur.

Bir diğeri de güzellik, ahlak, sevgi, saygı, mutluluk, dayanışma, kaynaşma, muhabbet, birlik, beraberlik ve cömertlik yoludur ki, kişi cüz’i iradesini kullanıp bu yolda ilerlemeye niyet eder çaba ve gayret gösterirse Allah (c.c.) da kişiyi bu yolda ilerletir ve bu yolun sonu da Allah-u Âlem Cennet olacaktır. Var mı itirazı ola   Dr. Yaşar AĞCA

&&&

SERMAYE

Hiç şüphesiz ki sevgili canlar herkesin bu dünyada kazandığı bir sermayesi vardır. Kişi bu dünyada yaşadığı süre içinde ahirete ne kadar yatırım yaparsa o kadar kazanacak ve cennete girmeye aday olacaktır.

Eğer bir kişinin diğer insanlara hiçbir faydası dokunmuyorsa o insanın insan olduğu nereden belli olacak değil mi? Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olandır.” Demekle bizlere çok güzel bir mesaj vermektedir. Bunu anlamak, idrak etmek gerekiyor ve buna göre yaşamak gerekiyor. Hiç şüphesiz ki bu yapılan iyilikler de bizim mizan terazimize konacak elbette.

&&&

MERCAN GİBİ BİR SÖZ!

 

Bir erkeği ahlaklı yetiştiren

Bir kişiyi yetiştirmiş olur.

Bir kadını iffetli yetiştiren,

Bir aile yetiştirmiş olur.

(Anonim)

&&&

İNSAN NEREYE BAKMALI?

İnsan elbette insanın ruhuna bakmalı, giyimine kuşamına değil. İnsan insanın diline değil ne konuştuğuna bakmalı, ne anlattığına bakmalı. Anlattıkları güzel ve iç açıcı ise ve insanlara faydalı ise iyi dinleyin, not alın, azın bir kenara yeri geldiğinde alın ve kullanın.

Hiç şüphesiz ki insanın insan yapan milli ve manevi değerleridir. Milli ve manevi değerlerden yoksun bir şekilde yetiştirilen nesilden bu topluma hiçbir fayda gelmez. Onlar başkalarının uşaklığını yapmaya çalışırlar.

Eğer bir insan yalan söylemiyorsa, Hakk’ı hukuku biliyorsa, her bir insanı kusuruyla sevebiliyorsa, yetimlerin, fakirlerin ve gariplerin babası olma yolunda gayret gösteriyorsa, olabildiğince cömert ise, insanları sadece ve sadece Allah rızası için seviyorsa işte böylesi dostlar edinmeye bakmak bizi hem bu dünyada hem de yevmi kıyamette zenginlerin arasına katacaktır Allah-u Âlem.

&&&

SAKIN HA UNUTMAYIN!

Siz sakın ola ki unutmayın önemli olan husus bulunduğunuz yer değil, düşünüp, taşınıp hareket ettiğiniz yön önemlidir.

Elbette bulunduğunuz makamlar gelip geçicidir. Ama takip ettiğiniz yol önemlidir, yöntem önemlidir.

&&&

AĞAÇ VE ÇİÇEK DEYİNCE

 

-Ağacı güzel gösteren yapraklarıdır.

-Ağacı kurt yer, insanı dert yer.

-Ağaç ne kadar yaşlı olursa, meyvesi o kadar tatlı olur.

-Ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz değer.

-Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.

-Bir çiçek koparsa bir kişinin, kopmazsa bir kişinindir.

Ecz. Güler Korkmaz AĞCA

&&&

PARA HAK EDİLMELİ

Birinci Mahmut devri, Osmanlıların huzur ve saadet devirlerinden biridir. Birinci Mahmut boş durmayı sevmez ve kuyumculuk sanatıyla meşgul olurdu. Gece çalışırken yanına gelen veziri, “Şevketlim, milletin hazinesi sizindir. Niçin böyle uğraşıp kendinize zahmet edersiniz?” diye sorunca, padişah sitem ederek şu cevabı verir:

“Bre vezir, ne yabani söylersin. Milletin hazinesi milletin ihtiyacı içindir. İnsan her zaman çalışmalıdır. Alın teri dökülerek kazanılan para hak edilmiştir. Bu para helaldir. Tadı ve bereketi olur.”

İşte Osmanlı İmparatorluğu altıküsur yüz yıl ayakta kaldıysa işte bu gibi padişahların yüzü suyu hürmetine ayakta kalmıştır.

&&&

HİÇ BAKTIN MI?

Yapılan ve ibret alınacak bir inceleme ve araştırma şunu ortaya koymuş bulunmaktadır:

Anne karnındaki bebeğin parmakları ilk üç ay boyunca yapışıktır. Sonra parmak aralarındaki hücreler ölür ve parmaklar orta çıkar. Nedir bu hücreleri ölmeye iten etken? Ellerine hiç baktın mı?  Kemal URAL

&&&

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM