Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
18 Mart 2020 - Çarşamba 10:56 Bu yazı 345 kez okundu
 
TÜRKİYE BU HALE GELİRKEN SİZ NEREDEYDİNİZ, NİYE ZAMANINDA KONUŞMADINIZ?
Dinçay Doğar
 
 

Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile laikliğe karşı merdiven altı dip dalgalarının eleştirel taciz atışlarından oluşturulan seksen yıllık kültürel birikim ‘dava’ adı altında Ak Partiyi iktidar yaparken iktidara geliş gerekçeleri/propagandaları 3Y ilkesinin (yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar) 20 yıllık süreçte Max Weber’in belirttiği patrimonyalizme dönüşmesi  (geleneksel toplumlarda yönetici erkek ile yönettiği ev halkı arasındaki güç ve boyun eğme ilişkisinin geniş toplumsal kesimlerin yönetilmesinde uygulandığını mülkiyetin ve toplumsal-ekonomik ilişkileri belirleme yetkilerinin mutlak yöneticide toplanması) Ak Parti’nin içinden neopatrimonyalizme itiraz olarak şekillenen iki yeni partinin daha doğmasına sebep oldu...

 

En sade, en sıradan Ak Partilinin bile klişeleşmiş hale gelen Ak Parti’yi AKP’liler ele geçirdi , fabrika ayarlarımız bozuldu, yola çıkılanlar ile yolda yolda bulunanlar değiştirildi ” gibi parti içi/tabanı eleştirilerine kulak tıkanması iç siyasette verilen ben yaptım oldu bittili kararla duyulan antipati siyaseti başka bir evreye sürüklerken AK Parti içindeki bazı dinamoları da yeni kurulan partileri desteklemeye sevk etti.

 

Neticede AK Parti’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ile birlikte geri plandan yeni oluşumları destekleyen diğer dinamoların etkisi ile yeni partiler kuruldu.

 

Artık itiraz muhalif partilerden değil bizzat iktidarın içinde toplumca kabul görmüş güçlerden gelmektedir. Ve iktidar yanlıları şimdi bu muhalif güçleri ‘gücünü korumanın, yeni oluşumları aşındırmanın’ en kolaycı siyasal hamlesi gereği demokrasinin tecellisi/talebi olarak değil davaya ihanet olarak göstermekte, trenden inenleri direkt veya indirekt olarak hain, hırsız, dönek, ahdevefasız, yurt içi ve yurt dışı mahfillerle işbirlikçi,  vb geri dönen trene binenleri ise yuvaya dönen kahraman olarak göstermektedir. 

 

“İktidar partisinden ayrılan milletvekili, belediye başkanı gibi mevkide bulunanlar partilerine niye geri dönerler” sorusunun cevabında ileride göreceğiz ki kendilerini parti dışına iten güçlerle parti içi bazı hesaplaşmaların yine odak merkezi olacaklardır.

Olası bu hesaplaşmalar bile parti içinde yeni partileşme anlamını taşıyacaktır.

 

**           **           **

Politik bilimci Nathan Quimpo, patrimonyalizmi, 'Hükümdarın, kamusal olan ile şahsi olanı ayırt etmediği ve devletin bütün imkanlarını, işlerini, şahsi imkanı ve işi gibi gördüğü yönetim' olarak tanımlıyor.

Patrimonyal düzende devlet başkanı, kişisel cüzdanı ile hazine arasında hiç bir fark görmez.

Hazineyi kendi kişisel lüks giderleri, siyasi ve kariyer çıkarları için rahatça ve çekincesiz kullanabilir.

Bu bakış, lidere sadık bütün devlet kadrosu için de aynen geçerlidir.

En küçük ilçedeki yetkiliye kadar kimse, şahsi cüzdanı ile emrindeki kamu imkanları arasında bir fark görmez.

Normal bir demokraside yolsuzluk, suistimal, zimmet, rüşvet olarak görülecek her şey, yaygın ve olağan bir uygulamaya dönüşür.

 

Züğürt Ağa ve benzeri Türk filmlerini izleyenler Quimpo’nun bu tanımının bizim feodal düzen süren bölgelerimizdeki feodal Ağa düzeni yaşam şekline pek de uzak olmadığını, ağa-iktidar yöneticileri arasındaki ilişkileri hemen görürler.

 

**           **           **

Neopatrimonyalizme itiraz olarak oluşturulan/kurulan her ‘yeni’ miadı dolan ve tıkanıklıklar/arızalar karşısında yetersiz kalanın yerine kullanıma ‘alternatif’ olarak sunulur. 

Tıkanıklıklar/arızalar aşılıyorsa yeni maksadına ulaşmıştır.

“Ana Yeni”, kendine tanınan süreç içinde vaat ettikleri doğrultusunda sürekli kabul edilebilir tali yeniliklerle kendini beslerse toplumun tercih sıralamasında dinamik kalır, kendini bıkkınlığın ve aşınmanın dışında, emsallerinin önünde tutar. 

 

**           **           **

AK Parti’nin, kurmaylarının ve tabanın kendi içlerinden çıkarak ‘yeni’ parti kuranlara sosyal medyada kullanılan “hain, hırsız, dönek, vefasız, işbirlikçi, hırslı, ihtiraslı, kalleş” gibi kelimelerle yaklaşacaklarına “Neden bizden ayrıldılar, eksiğimiz nerede?” sorusu ile yaklaşmaları, elde ettikleri bulgularla bugün tabanlarının ve seçmenlerinin taleplerine kulak vermeleri yiten güveni geri getirmese de en azından güven yitimini dondurur.

 

Bununla beraber yeni kurulan partiler ve güven isteyenler de iktidarı ve muhalefeti eleştirirken toplumla kendi aralarında şüphe-polemik-hesaplaşma oluşturmayacak dil kullanmaları gerekir.

Çünkü her ötekileştirici ve itham edici dil, seçmenin, onlara, “Türkiye bu hale gelirken siz neredeydiniz, niye zamanında konuşmadınız” sorusunu sordurur…”

 

 
Etiketler: TÜRKİYE, BU, HALE, GELİRKEN, SİZ, NEREDEYDİNİZ,, , NİYE, ZAMANINDA, KONUŞMADINIZ?, ,
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Afyon
Az Bulutlu
Güncelleme: 10.07.2020
Bugün
16° - 30°
Cumartesi
16° - 31°
Pazar
16° - 33°
Afyon

Güncelleme: 10.07.2020
İmsak
03:46
Sabah
05:34
Öğle
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:32
Yatsı
22:12
Arşiv Arama
Haber Yazılımı