Haber Detayı
03 Nisan 2017 - Pazartesi 11:29 Bu haber 1402 kez okundu
 
Zaman aşımı söz konusu değil
Konuyla ilgili Hisar Gazetesine bilgi veren Avukat Nazike Merdivenci Celep bu tür davalarda zamanaşımı söz konusu olmadığını belirterek mağdur olan herkesin müracaat ederek haklarını alabileceklerini söyledi
Yaşam Haberi


Afyonkarahisar’da ve kırsal bölgelerde çok sık rastlanan kız çocuklarına mirastan pay verilmemesi artık son bulacak. Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Avukat Nazike Merdivenci Celep bu tür olayların ilimizde sıkça rastlandığına dikkat çekti.

1-)İnsanların günümüzde en sık karşılaştıkları problemlerden biri de taşınmaz mallarına ilişkin davalar. Bu davalar nelerdir.? İnsanlar en çok hangi konularda mağdur olmaktadır.

 

Evet. Günümüzde özellikle Afyonk.’da insanların sık sık karşılaştıkları davalar taşınmaz mallara, tapu kaydına ve mülkiyet hakkına ilişkin davalardır.

Bu davalar,

A-)Uygulamada en sık “muris muvazaası” nedeniyle, tapu iptali ve tescil davaları olarak karşımıza çıkar.

 

2-)Açıklayacak olursak?

 

Miras bırakan tarafından ölümünden önce görünüşte yasal olan ancak gerçekte mirasçılarını mirasından mahrum etmek amacıyla gizli bir anlaşmaya dayanarak yapmış olduğu işlemlere muris muvazaası ya da miras bırakanın danışıklı işlemi diyebiliriz. 

 

Muris muvazaası olarak bilinen davaların konusunu çoğunlukla kız çocuklarından kaçırılmak istenen tapulu taşınmazlar oluşturmaktadır.

 

3-)Bu davayı kimler açabilir?

 

Mirasçı olması koşuluyla muvazaalı işlemin yapıldığı tarihte miras bırakanın henüz ana rahmine düşmemiş olan çocuğu, daha sonradan evlendiği eşi ya da sonradan evlat edindiği kişi de muvazaalı işlemin iptali için dava açabileceğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu KararI ile hükme alınmıştır.

 

4-)Peki bu dava ne zaman açılabilir?

 

Muris muvazaası davası miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Muris muvazaası davasında zamanaşımı ve hak düşürücü süre yoktur. Mirasçılar en çok bu konuda yanılgıya düşmektedirler. Yapılan devir işleminin ardından 10-15 sene geçtikten sonra, dava kazanmaları mümkün değil gibi düşünmektedirler. Oysaki böyle bir zamanaşımı süresi bu davada söz konusu değildir.

 

5-)Peki bu dava kime karşı açılmalıdır?

 

Muris muvazaası davasının davalısı miras bırakanın muvazaalı işlemle taşınmazını devrettiği kişidir. Bu kişi ölmüşse onun mirasçısı davalı olarak gösterilir. Eğer taşınmazı muvazaalı veya kötü niyetli olarak devralan ikinci ve sonraki el durumunda bulunan kişiler varsa onlarda davalı olarak gösterilmelidir.

 

6-)Diğer taşınmaz davaları nelerdir. Devam edelim?

 

Mülkiyet hakkına dayanılarak açılmış ve bu hakkın gerçek sahibine hükmen nakledilmesini amaçlayan tapu iptal davaları da vardır.(TMK. 705 ve 716. maddesinden kaynaklanan davalar)

 

7-)Bu davalar karşımıza nasıl çıkmaktadır.

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak, bazı hallerde tescilden önce de kazanılabilir.

Bu haller; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerdir. Bu gibi durumlarda tapu iptal davaları ile mülkiyet hakkı kazanılabilir.

 

8-)Diğer dava türüne gelecek olursak?

 

Batıl ve geçerli olmayan (sahtecilik ve ehliyetsizlik gibi) nedenlerle yok hükmünde olduğu ileri sürülen temliki tasarruflar hakkında açılmış davalar (TMK. md.1025’e dayalı ve aynı Kanunun 15. vd. maddeleri hükümlerinden kaynaklanan davalar)

 

Bu davaların halk arasında bilinen bir diğer adı; yolsuz tescil davalarıdır.Tapuya tescil işlemi ile terkin işleminin hukuka aykırı olarak yapılmış olması durumunda açılabilir.

 

Bu hukuka aykırı durumlar; ehliyetsizlik, sahtecilik, sahte vekaletname gibi durumlarda söz konusu olur.

 

9-)Devam edelim.

 

Ölünceye kadar bakma ve gözetme sözleşmesine bağlanarak yapılan temlikî tasarruflar hakkında açılmış, “sözleşmeye aykırılık” ya da “geçersizlik” iddiasını taşıyan tapu iptal davaları.(BK.’nun 511 vd. maddeleri hükümlerinden kaynaklanan davalar)

Bu davalar ile de çok sık karşılaşmaktayız. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun, bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısınında bir mal varlığını veya bazı mal varlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmelerdir.

 

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.

 

Hakları güvence altına almak üzere, bakım alacaklısı bu taşınmaz üerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.Yani buna bir nevi şartlı satış diyebiliriz.

 

Taraflar bu sözleşmeye aykırı davranırsa, bakım alacaklısı, bu davaya başvuracaktır.

 

10-S-)Başka dava türleri var mıdır?

Evet var.

E-)İmar uygulaması (şuyulandırması) sonucu (3194 sayılı kanun m.18, 2981 ve 3290sayılı kanunlar m.10/c m. Hükmü uyarınca) oluşan imar parsellerinin hukuki dayanağını teşkil eden idari işlemin idari yargıda iptal edilmesiyle yolsuz tescil durumuna düşen imar çap kayıtlarının iptali ile eski kadastral mülkiyet ve geometrik durumuna çevrilmesi isteğiyle açılan davalar.

İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri maliklerinin muvafakatı aranmaksızın, , kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerinin yapılması ile ortaya çıkmaktadır

 

Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.

Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır.

Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır

Başta da belirttiğimiz üzere, dava ilk önce idare mahkemesinde açılmaktadır. Bu davanın kazanılması halinde tescil yolsuz duruma düşeceğinden bahisle, genel mahkemelerde eski haline getirlmesi talepli iptal davası açılabilir.

11-)Bu kadar mı peki dava türleri;

Birde;  Tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduklarının tespitine ilişkin, Tenkise ilişkin ve  Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarıda bulunmaktadır.

12-) Peki siz sadece bu davalara mı bakıyorsunuz

Hayır. Bir avkuta olarak tüm davalara bakıyorum. Ancak Afyonkarahisar’da bu tür sıkıntılar sıkça rastlandığı için bu davalara ayrıca bakıyoruz.

13-) Çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

ÖZEL HABER: Sümeyra Doğar

Kaynak: Editör: SÜMEYRA DOĞAR
 
Etiketler:
Yorumlar
Resmi İlan

               

Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 21.03.2018
Bugün
- 17°
Perşembe
- 10°
Cuma
- 15°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Son Dönemlerde Suriye ile İlgili Yaptığı Açıklamaları Doğru Buluyormusunuz?
Afyon

Güncelleme: 21.03.2018
İmsak
05:33
Sabah
07:00
Öğle
13:19
İkindi
16:41
Akşam
19:25
Yatsı
20:45
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Haber Yazılımı